disscuss print

Kurumsal Şirketlere Kurumsal Hosting - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...


'Görev Tazminatı' bizim de hakkımız

'Görev Tazminatı' bizim de hakkımız_resim
Astsubaylar hakettikleri parayı alamadıklarını hem muvazzafken hem de emeklilikte subaylarla aralarında maaş uçurumu olduğunu düşünüyorlar.

Hazırlayan: Çağrı Bilgin
Bu uçurumun en büyük nedeni de 2002’de getirilen ‘Görev Tazminatı’ndan yararlanamamaları olduğunu söylüyorlar. Meslekte 5 yıl çalışan bütün devlet memurlarına tazminat verilirken astsubaylara ve binbaşılara verilmiyor...
Astsubayların özlük hakları deyince, bunu ağırlıklı olarak parasal konular oluşturuyor. Parasal konuları anlamak için bir takım terimleri ve kavramları iyi kavramak gerekiyor. Bu tanımlar arasında en çok ‘tazminat’ sözcüğü geçiyor. Hani büyük harfle yazsak yeridir: TAZMİNAT! Biz okuya okuya, sora sora, dinleye dinleye zor anladık; ya da anlayabildik mi, belli değil. Bakalım anlatabilecek miyiz? Türk Silahlı Kuvvetleri’nde irili ufaklı dört çeşit tazminat sistemi uygulanıyor.
1-Silahlı Kuvvetler Tazminatı, uzman çavuştan başlayarak general-amirale kadar her rütbedeki personele çalıştıkları sürece ödenir. Yer yer ‘Hizmet Tazminatı’ olarak da anılır. Emeklilikte bu tazminat verilmez.
2-Temsil Tazminatı, 2000 yılından sonra yalnız generalamirallere uygulanmaya başladı. Emeklilikte de devam eder.
3-Görev Tazminatı, 2002 yılında getirildi. Eski emekliler dahil olmak üzere meslekte 5 yılını doldurmuş bütün devlet memurlarını kapsıyor.
4-Komutanlık Tazminatı, askeri birimlerde komutanlık yapanlara (örneğin; alay, tabur, bölük komutanı gibi) ödeniyor.


Tazminatların özellikleri
Bu dört grup tazminat uygulamasına açıklık getirmek üzere, konuya bir başka söylemle şu iki eklemeyi yapabiliriz. Birincisi: ‘Silahlı Kuvvetler Tazminatı’ bütün personele verilir. Bunun dışında general ve amirallere ‘Temsil Tazminatı’, daha alt rütbedekilere ‘Görev Tazminatı’ ödenir. Bu tazminat yarbay ve albaya emekliliğinde de ödenmeye devam eder. İkinci nokta: Bazı konumlarda 3 tazminat aynı kişide birleşebilir. Örneğin; alay komutanı olan bir albay, hem ‘Komutanlık Tazminatı’, hem ‘Görev Tazminatı’, hem de ‘Silahlı Kuvvetler Tazminatı’ alabilir.
İlle de ‘Görev Tazminatı’
Bu tazminatlar içinde astsubayları ve emeklilerini ilgilendiren, hem de pek çok ilgilendiren ‘Görev Tazminatı’dır. Bu, onların temel sorunlarının başında geliyor. Çünkü, astsubaylara ve dolayısıyla emeklilerine bu tazminat ödenmiyor. Astsubayların bu konudaki görüşleri, beklentileri ve emeklilerin kişisel tepkileri bir yana, Türkiye Astsubay Emeklileri Derneği (TEMAD)ın durumu kısaca şöyle açıklıyor: “Görev Tazminatı, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile getirildi ve hangi kesimlere ne zaman, nasıl uygulanacağının tespiti Bakanlar Kurulu’na bırakıldı. Aslında KHK, 5 yılını doldurmuş bütün devlet memurlarını kapsamasına rağmen, bugüne kadar sadece astsubaylarla binbaşı ve kıdemli binbaşılara uygulanmıyor. Binbaşıları çok etkilemiyor. Çünkü, onlar nasıl olsa 1-2 yıl sonra yarbaylığa, albaylığa yükselecekleri için bu tazminatı alacaklar. Ama astsubayların böyle bir imkanı yok.”
Hükümete başvuru
Tek başına iktidara gelen ve çok sayıda yasa çıkarmakla övünen AK Parti, bugüne değin, ‘Ordunun Ortadireği’ astsubayların bu en önemli sorununu çözmedi. Binbaşı ve astsubayların ‘Görev Tazminatı’ konusunu birçok kez hükümete götürdü ve çözüm istedi. Bu konu çözülürse devletin kasasına 2 milyon lira civarında ek bir yük gelecek.
İki istek daha
Görev Tazminatı’nın dışında, astsubaylar, Silahlı Kuvvetler Tazminatı’nın belli bir oranda emeklilikte de verilmesini istiyor. Tabii bu istek subayları da kapsıyor. Astsubayların bir başka tazminat isteği ise, ‘Komutanlık Tazminatı’na ilişkin. Astsubaylar takım komutanı olabiliyor. “Komutan olduğumuza göre, biz de komutanlık tazminatı almalıyız. Bu tazminat bir yarbayın, albayın tazminatı ölçüsünde elbet olamaz, ama az da olsa, belli bir oranda verilmeli.” diyorlar.
“Komutan ‘pazar evlen pazartesi işte ol’ dedi”
İsmini açıklamayacağımız bir astsubay anlatıyor: “1992-1994 arasında Siirt Jandarma Komando Taburu’ndaydım. Komando kursu görmemiştim. Üstelik komando olmak için 1984’te müracaat ettiğimde GATA’dan ‘Komando olamaz’ raporu verilmişti. Buna rağmen beni komando yaptılar ve tim komutanlığı görevi verdiler. 1994’te Temmuz’da tekrar Ankara’ya atandım.
Yeni görevim; Etimesgut’ta 700. Muhaberat Ana Depo ve Fabrika Komutanlığı’ndaydı. Siirt’te görev yaparken sürekli operasyonda olduğum için 2 yıl düğünümü ertelemiştim. Ankara’da artık rahattım düğünümü yapacaktım. Komutanım olan albaya düğün tarihimi bildirip izin istedim. Sözlü olarak “Tamam” dedi. Salon tuttum, davetiyeleri dağıttım. Cumartesi kına, Pazar da düğünüm olacaktı. Komutan hepsini biliyor olmasına rağmen, Perşembe izin kağıdımı almak için gittiğimde “Düğün tarihi belirlerken bana mı sordun? Cumartesi-Pazar düğününü yapar Pazartesi mesaiye gelirsin” dedi. Sonuçta komutanın dediği oldu ve ben Pazartesi sabahı işe geldim. Komutan keyfi bir uygulamayla en mutlu günümü zehir etmişti. Bu anlattığım olay her astsubayın başına gelebilecek en hafif acılardan biridir.
Astsubay emeklileri sicil affı talep ediyor
Geçmişte çok basit nedenlerle hapis ve kademe durdurma cezası almış astsubaylar emekli olduktan sonra da bunun acısını yaşıyor. Hatta ölümleri durumunda geride kalan eşleri ve çocuklarına da bu durum yansıyor. Emekli Astsubay Zeki Çetinkaya TBMM’ye sunduğu dilekçede şu talepte bulunuyor: “Çıkarılan bazı af yöntemlerinde uygulanan ‘Şartlılık Müeyyidesi’nin askeri disiplin suçları için de uygulanmasını bekliyoruz. Görev başındaki personelin aldığı kademe durdurma cezası yeni bir suç işlememesi şartıyla durdurabilir. Personel yeni suç işlerse eski ve yeni cezasını birlikte çeker. Böyle bir duruma düşmemek için personel suç işlememeye azami dikkat gösterecektir. Emeklilerin de faydalanacağı bir disiplin ve sicil affı çıkarılması hem vicdani hem de hukuki bir gerekliliktir. Bugüne kadar bu ülkede onlarca af çıktı. Hapishaneler boşaldı. Ama bu aflardan biz askerler hiç yararlandırılmadık. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır.”
‘Utanıyoruz isteyemiyoruz’
Bütün devlet memurlarI için getirilen Görev Tazminatı uygulamas›nda astsubayların dışarıda bırakılması yaygın biçimde eleştiri konusu oluyor. Astsubayların başlıca beklentisi bu. Bu konudaki ortak görüş şu: “Hava Kuvvetleri’ni gezerseniz, uçakların altında bir er bir subay göremezsiniz. Astsubayları görürsünüz. Uçağa bakan da uçuşa hazırlayan da astsubaydır. Bu tazminat›n en azından 20 yılı geçen astsubaylara verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bekliyoruz, hep bekliyoruz. Sesimizi çok yükseltmek istemiyoruz. Çünkü biz askeri terbiye almış, kalbi bu vatan için çarpan canını bu vatana feda etmeye hazır askerleriz. Para düşkünü olduğumuz söylenecek diye hiçbirimiz sesimizi yükseltip hakkımız olan tazminatı isteyemiyoruz.”
‘10 yılım dolsun diye bekliyorum’
Halen görev başında olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir astsubay şunları anlatıyor: “Meslekte 6 yılım doldu. Diyarbakır, Hakkari ve Yüksekova’da terörle mücadele ettim. Defalarca çatışmaya da girdim. Ölümü hep ensemde hissettim. Şimdi o bölgede geçen 2.5 yılın getirdiği ruhsal sıkıntıları unutmaya çalışıyorum. Rüyalarımda terliyor, aniden bağırarak uyanıyorum. Takıntılarım oluştu. Psikolojik tedavi görüyorum. İlaç kullanıyorum. 28 yaşındayım ama kendimi 40 yaşında hissediyorum. Beni yaşadıklarımdan çok komutanlarımın sert, ilgisiz ve acımasız tavırları yordu. Tek hedefim var; 10 yılımı doldurup emekli olmak. Benim durumumda olan binlerce astsubay bulunduğuna emin olabilirsiniz.
POSTA


Fotoğraf Galerisi



computer Haber Sitelerine Özel, Hızlı Güvenli Server - Bilgi için Tıklayınız

Bu haber 05/02/2013 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors