disscuss print

Kurumsal Şirketlere Kurumsal Hosting - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Daha İyi Yargı Derneği ve İzmir Barosu Avukatların Rolünü Tartıştı

Daha İyi Yargı Derneği ve İzmir Barosu Avukatların Rolünü Tartıştı_resim
İzmir Barosu ve “Daha İyi Yargı Derneği” işbirliğiyle düzenlenen “Hukuk Zihniyeti ve Avukatların Rolü” panelinde, ülkemizdeki hukuk zihniyeti ve adalet sorunları ile çözüm önerileri tartışıldı.

1 Haziran 2017 tarihinde İzmir Barosu Av. Nevzat Erdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen ve moderatörlüğünü İzmir Barosu Genel Sekreteri Av. İlke Erol’un üstlendiği panelde, İzmir Barosu Üyesi Ulvi Puğ, “Avukatların Meslek Sorunları, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emir Kaya da, “Türkiye’de Hukuk Zihniyeti” ve Daha İyi Yargı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gün, “Tam ve Doğru İfşa Yoluyla Zihniyet Değişimi, Avukatların Rol, Yetki ve Sorumluluklarının Artırılması” başlıklı sunumlar gerçekleştirdi.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Panelin açılış konuşmasını yapan İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, İzmir Barosu ve Daha İyi Yargı Derneği’nin ortak amacının ülkedeki hukuksuzluğun bir an önce ortadan kaldırılması, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğüyle, temel hak ve özgürlüklerin sonuna kadar iyileştirilmesi olduğunu söyledi.

Son yıllarda ülkemizde bu değerlerin gözardı edildiğine dikkat çeken Özcan, “İkinci KHK’ler döneminden itibaren özellikle avukatlık mesleği itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Avukatlar, cezaevlerinde müvekkilleriyle, evrensel hukuk normlarının belirtmiş olduğu koşullarda ayrı ve gizli olarak görüşme yapamıyor. İzmir’de olmasa bile birçok yerde avukatlar, adliye, cezaevi ve emniyet binalarına girerken aranmak isteniyor. Bunlar evrensel ve ulusal güvencelerin ortadan kalktığını gösteren en önemli göstergelerdir” diye konuştu.

YARGIYA OLAN GÜVEN AZALIYOR

Siyaseten tarafsız bir düşünce kuruluşu olan Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün de, Türk yargısının sorunlarını belirlemek ve hayata geçirilebilir öneriler oluşturarak toplumsal mutabakat sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.

Kamuoyu araştırma anketlerinde toplumun adalet ve yargıya olan inancında azalma gözlendiğini belirten Gün, Türk yargısının etkinlik ve verimlilik konusunda 7 üzerinden 3,1 puanla 138 ülke arasında 96’ncı sırada bulunduğunu kaydetti.

Av. Mehmet Gün sözlerine şöyle devam etti: “Yargının iş yükü altında ezildiği, yargılamaların geciktiği, gerçek tam olarak ortaya çıkarılmadan verilen kararların isabetsiz ve adeletsiz olduğu, avukatların delilleri toplayamadığı, savunma hakkının zorlaştırılıp kısıtlandığı, hak arama özgürlüğünün ise suistimal edildiğinden yaygın olarak şikayet edildiği bir ortamda çalışıyoruz. Gerçeğin ortaya çıkarılmasındaki sorunlar nedeniyle en yetkin hakimlerin gördüğü basit davaların yargılaması bile yıllar sürmektedir. Oysa bunu gerçekleştiren ülkelerde verimlilik 6 katı kadar artmakta, buna karşın sulh ve uzlaşmalar hızla yükselerek yargıya gelen iş yükü % 90’a varan oranda azalmaktadır. İşin sırrı dürüstlük ilkesini yargılamalarda hayata geçirmek; gerçeklerin ve delillerin tam ve doğru olarak açıklanmasını sağlamaktır. Bu yargının tüm paydaşlarına büyük kazançlar ve fırsatlar getirecek, yargının iş yükü azalacak, yargı daha az kaynakla ve daha yüksek kalitede hizmet üretebilecektir. Böyle bir düzende toplumun uyuşmazlıkları yönetme zihniyeti değişecek, uzlaşma ve işbirliği kültürü hızla gelişecek; yargı topluma maliyet olmaktan çıkarak yüksek katma değer sağlar hale gelecektir. Kaynakların daha verimli kullanılması zorlukları fırsatlara dönüştürecek ve Türk hukuk sektörünün gelişmesi ve hizmet ihraç eder hale gelmesi hızlanacaktır.”

EĞİTİM DAHA GERÇEKÇİ OLMALI

Türkiyede hukukun toplumdaki karşılığının % 33 ve güven hissinin ise % 38 olduğu bilgisini veren Yrd. Doç. Dr. Emir Kaya, çözüm olarak hukuk fakültesindeki eğitimin daha gerçekçi ve sorgulayıcı olması gerektiğini vurguladı.

Yrd. Doç. Kaya, şöyle devam etti: “Toplumsal gerçeklikleri ortaya çıkaran çalışmalar yapılması gerekiyor. Toplumda hukuk zihniyetinin değişimi büyük önem taşıyor. İdeolojik yükü azaltılmış uzlaşma alanları oluşturmak, dürüstlüğü zorunlu ve menfaatli kılmak gereklidir.”

BAROLARDA ETİK KURUL OLMALI

İzmir Barosu Üyesi Ulvi Puğ ise hukukun tüm toplumlarda hatta diktatörlükle de yönetilen toplumlarda da var olduğunu söyledi.

Puğ, “Sosyal yangını söndürecek olan adalettir. Hukuk her sistemde vardır, diktatörlükte de vardır fakat hukuk mekanizmasının en önemli yanı adalettir” dedi.

Türkiye’deki avukatlık staj sistemini de eleştiren Ulvi Puğ, “İstanbul’da bir anket yapılmış ve stajyer avukatların yüzde 70’inin stajda yaşadığı durumdan memnun olmadığı görülmüş. İlk önce kendimizi değiştirmeliyiz” ifadesini kullandı.

İzmir Barosu’na da seslenen Puğ, “Stajyer eğitim merkezleri tüm illere yayılsın. Stajyer avukat kimliğini alan meslektaşın, onu gururla taşıması lazım. Adliyede avukatlar stajyerin arkasında durmalı. Baroların kanun kurulunun yanına etik kurul gelmeli. Etik çalışmalar yapılmalı, mesleki sorunları yenmek istiyorsak etik kurul oluşturulmalıdır” önerisinde bulundu.
http://www.dahaiyiyargi.org/daha-iyi-yargi-dernegi-ve-izmir-barosu-avukatlarin-rolunu-tartisti/












Fotoğraf Galerisi



computer Haber Sitelerine Özel, Hızlı Güvenli Server - Bilgi için Tıklayınız

Bu haber 02/06/2017 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors