disscuss print

Kurumsal Şirketlere Kurumsal Hosting - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Kecova camiisnde Eshabı kehf'ın isimlerine ne olduı?

Kecova camiisnde Eshabı kehf'ın isimlerine ne olduı?_resim
Kecova camiisnde Eshabı kehf'ın isimlerine ne olduı? Bir rezalet ve çarpitma hikayesi ya da Yavuz Hırsız nasıl evsahibini bastırır

Bundan bir müddet önce 22 Kasım 2017 tarihinde Cezayir şehrinde bulunan Keçova Camisi restorasyonu hakkımda fikirlerimi ifade eden Türkçe[1] bir de Fransızca[2] iki yazı kaleme almıştım.

12 Aralık 2017 tarihinde sayın Nuran Kara Pilehvarian * ve Can Şakir Binan** bu makaleme https://www.academia.edu/ sayfasında cevaben bir yazı gönderdiler. Oldukça suçlayıcı ve küçümseyici bir dille yazılan ve Mehmet Tütüncü’de kim ola ki bu konuda laf ede olarak özetlenen bu yazıyı aşağıda italik harflerle ve alıntı başında PB yazarak alıntıladım.

Bu da yetmemiş gibi TİKA başkanı Serdar Çam isim vermeden beni kasdederek cevap yerine beni menfaatperest rant peşinde koşan ve ucuz yollu meşhur olmak sityene ve bilmem başka nelerle suçladı ve twitter sayfasını takip etmemi engelledi. Şeffaf olması gereken bir devlet kuruluşunun safiyane soruları cevaplamak yerine bu şekilde bir gizleme ve perdeleme operasyonu başlatması ve bunun yankıları Perdeleme Cumhurbaşkanı Erdoğanı yanıltmak içinmi diye sorularına dahi sebeb oldu. bakınız Ülkücü Kadrodan Hasan Korkmazın yazısı.

http://www.ulkucukadro.com/2017/12/restorasyon-rezaletine-perdeleme-erdogana-duyurmamak-icin-mi/

Sayın Pilehvarian ve Binan’ın (Bakın edeb ve adab gereği ben onlara sayın diyorum onlar cevaplarında benim için bu nezaket ifadesini dahi kullanmamışlar ki bu onların ruh hallerini ve bana karşı tutumlarını gösteren sadece bir ufak işarettir.) böyle bir yazıyı kaleme almaları için sebebleri vardır. Onların Keçova camisinin tamiratında görev aldıklarını duymuştum ama görevlerini ve yetkilerini bilmiyorum. Mektuplarında bu yetkilerini açık olarak yazmamışlar Ama benim yazımı üzerlerine alıp cevap verdiklerine göre onların caminin restorasyonunda Türkiye tarafının uzman ve bilim heyetini temsilen bulunduklarını varsayabiliriz. Ve muhtemelen TİKA’dan yüklü miktarda para karşılığı bu işleri yapmışlardır. Onalrın Çarpıtmaalrına örnek olarak küçük bir alıntı yapacağım.... ve arkasındadnda cevabımı.

Aşağıdaki alıntıda yazarlar beni cahillikle ve Eshabı Kehf ile peygamberin eshabını karıştırdığımı bilmediğimi yazacak kadar çarpıtmaya gitmektedirler:

PB “1840-1880 arasında da Fransız Koloni Yönetimi tarafından yıkılıp katedral olarak yeniden inşa edilen günümüzdeki Keçiova Camii’nin, yıkılan önceki cami yapısı ile aynı yapı olduğunu sanan yazar, yapılan restorasyonu gezerken(!) eski yapı ile ilgisi olmadığını kavrayamayarak, 1840-1880 arasında Fransız Koloni Yönetimi tarafından yıkılan Keçiova Camii ile ilgili olarak ”Orijinal Cami’de mihrabın sağ ve sol tarafında Eshabı Kehf'in isimleri kartuş içinde vard”, “yerine niye konmadı” sorusunu sormaktadır. Bu soruyu sorarken belge olarak sunduğu E. Lessore ve W. Wyld Voyage pittoresque dans la regence d’alger Paris 1335, s. 4 gravürde görünen eski yapının mihrabının iki yanında bahsettiği isimlerin görünmediğini bile fark edemeyen yazar, cami iç dekorasyonunda Eshab-ı Kehf’in isimlerinin değil, Allah lafzı ve Hz. Muhammed’in ismi ile Ashab’dan 4 halife ve Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in isimlerinin kullanıldığını karıştırmış olmalıdır. Peygamber Efendimizin Ashabı ile Ashab-ı Kehf’in karıştırılmış olması, yazarın konu hakkındaki ilgi ve bilgisini ortaya koyan bir örnektir. Yazarın yazılarındaki hata ve eksiklikler aşağıda belirtilmiştir. Yazara Restorasyon Uygulaması tamamlandıktan sonra Cami’yi gezmesini, iç kısımda sergilenmek üzere hazırlanan Restorasyon aşamalarını anlatan Türkçe-Arapça-İngilizce–Fransızca panoların tamamlanmasını beklemesini tavsiye eder, içinde bulunmaktan onur duyduğumuz uygulamayı dilerse yerinde gezdirerek anlatabileceğimizi belirtiriz.”

benim cevabım
Bakın sayın Pilehvarian ve Binan bilmiyor olabilirsiniz ama sorabilirsiniz. Bilmemek değil öğrenmemek ayıp. Eshabı kehf ve Peygamberimizin ashabını siz bilmiyor olabilirsiniz.
“gravürde görünen eski yapının mihrabının iki yanında bahsettiği isimlerin görünmediğini bile fark edemeyen yazar, cami iç dekorasyonunda Eshab-ı Kehf’in isimlerinin değil, Allah lafzı ve Hz. Muhammed’in ismi ile Ashab’dan 4 halife ve Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in isimlerinin kullanıldığını karıştırmış olmalıdır”
gibi fanteziler üretmeyin lütfen.
Hani bir Atasözü var 'Şecaat arz ederken merdi kıpti sirkatin söyler.'' Bunu sizin yazdığınıza uyarlarsak Pilehvarian ve Binan karşı tarafı cahillikle suçlarken kendi cahilliklerini söylerler
Anlatalım
1840 Yılında Abbe Barges isimli bir Fransız Journal Asiatique dergisinde caminin kitabelerinin tesbit edildiği bir makalede Eshabı kehfin isimlerini caminin mihrabının sağında ve solunda bulunduğunu yazıyor. Ekte makalenin başlığı ve eshabı kehfin yazıldığı sayfayı buraya alıyorum. Siz bu caminin restorasyonunu yaparken Abber Berger’in bu makalesinden dahi bî-habersiniz. Bu yayınlanmış bir yayın yani kolaylıkla elde edebileceğiniz bir yayın yani bir özel kişiye ait veya bir arşiv belgesi değil. Bu yayını dahi görmemiş olmanız sizin cehaletinizi anlatmaya yeter herhalde.
Beni güya eshabı kehf ve ashab farkını bilmemekle suçlarken kendi cehaletinizi ortaya koyuyorsunuz
Eshabı kehf nedir bilirmisiniz? ve bu cami için neden önemlidir bilirmisiniz? Onuda anlatayım: Kuranı Kerim’de Kehf suresini okumanızı ve bu konuda onun hakkında etraflıca bir makale yazdım isterseniz hayrınıza gönderebilirim.
Eshabı Kehf ‘in isimleri İslam dünyasında kötülükten korunmak içim muska, tılsım, kitabelere yazılır. Bunu yanında taşıyan insan veya yazılan binanın yangından korunacağı ve denizdeki denizcilerin ise sağ salim yerlerine varacaklarına inanılır.
Hasan Paşa Camisinde mihrabda 7 uyurların isimlerini yazarak bu köklü gelenek ve inanışı yaşatmak istemiştir. Onun bu isteğinin cami tamir edilirken görmezden gelinmesi anlaşılır bir davranış değildir.
DR.MEHMET TÜTÜNCÜ






Fotoğraf Galerisi



computer Haber Sitelerine Özel, Hızlı Güvenli Server - Bilgi için Tıklayınız

Bu haber 31/12/2017 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors