disscuss print

Kurumsal Şirketlere Kurumsal Hosting - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

OHAL’siz bir Türkiye vadediyoruz

OHAL’siz bir Türkiye vadediyoruz_resim
Dünya ile kavgalı değil, barış içinde ama Türkiye’nin çıkarlarını büyük bir ciddiyet ve vakarla savunan bir dış politika ve devlet anlayışı vadediyoruz. En önemlisi “aldatmayan ve aldanmayan” bir siyasi irade vadediyoruz.

Kadro alımlarında partizanlık yerine liyakatin esas alındığı bir yönetim anlayışı vadediyoruz. Kinle, nefretle hareket etmeyen bir devlet vadediyoruz. Dış politikada devlet geleneğimize uygun ciddiyette, itibarlı ve haysiyetli bir dış politika vadediyoruz.

Kimsenin kimseden korkmadığı, hukukun üstün olduğu, adaletin tesis edildiği bir Türkiye vadediyoruz. Herkesin iş güç sahibi olduğu bir Türkiye vadediyoruz. Bağımsız ve tarafsız bir yargı vadediyoruz.

OHAL’siz bir Türkiye vadediyoruz. Türkiye’nin kaynaklarını Ortadoğu’daki alkışçılara peşkeş çektirmeyeceğimizi vadediyoruz. Herkesin hayatının devlet garantisinde olduğu bir Türkiye vadediyoruz. Korku ülkesi olmaktan kurtulmuş bir Türkiye vadediyoruz.

Yalan söylememeyi vadediyoruz. Şahsım ve de İYİ Parti olarak yalan söylememeyi vadediyoruz. Sabah başka, öğleden sonra başka konuşmayı size izah etmek zorunda kalmamayı vadediyoruz. Hem seven, hem döven bir devlet baba yerine herkesi eşit seven, müşfik bir devlet ana vadediyoruz.

Şimdi bize ikide bir “ne vaadiniz var?” diye soruluyor. Ben şimdi size İYİ Parti olarak ne vaatlerimiz olduğunu söyleyeyim: Adalet vadediyoruz biz size, demokrasi vadediyoruz. İYİ Parti olarak biz size dönüştüren değil barıştıran bir siyaset vadediyoruz.

İYİ Parti Türkiye’nin sorunlarını biliyor. İYİ Parti sanayileşmenin ne kadar önemli olduğunu, işe girecek gençlerin liyakat usulüne göre seçilmesi gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu, üreten bir ekonomi yaratmadan gençlerin umudunu tahkim etmenin mümkün olmadığını biliyor.

Bugün şunu öğrendik ki meğerse Fransa, Suriye’nin kuzeyinde kurulan kantonlardan devlete dönüşmeye yönelik gayreti olan, eski ismiyle Ayn el-Arap, sonra Kobani denilen şimdi Rojova bölgesi adı verilmiş olan bölgeyi devlet olarak tanıdığını ilan etti. Ne olacak şimdi?

Eskiden çiftçilik vardı; o da bitti. Dünya lideri Sudan’a gitti et aldı, Tunus’a gitti zeytinyağı aldı, Fransa’ya gitti Macron’dan 5700 ton et aldı, füze aldı, Airbus için görüşülüyor. 16 Nisan’da “Eyyt Hollanda" dedi, meğer Hollanda ile dostmuşuz “Aramıza girmeyin” dediler.

16 Nisan’da bir referandum yaptık. O referandumda ışıklar kesildi, salonlardan atıldık. Kütahya’da izbe düğün salonlarında bile konuşturulmadık. 9 salondan atıldık, ama biz gidip onuncu salonda konuştuk. Eline ne geçti? Bizi susturmayı başarabildin mi? Hayır!

Hapse girdin bu insanlar senin yanındaydı. Bu millet seni başbakan yaptı, sonra cumhurbaşkanı yaptı, ama sana yetmedi. Şimdi çıkmış tek adam olmak istiyorsun. Muhterem bu kadarına bu millet evet demez! Bu millet bu kadarına hayır der ve hayır diyecek!

Binanın kirasını ödüyoruz, tehdit ettiriyorsunuz; mal sahipleri korkup vazgeçiyor. Konuşma yapmaya çalışıyoruz, tehdit var, şu otobüsün buraya gelmesi için karşımıza binlerce sorun çıkarılıyor. Dün seni tehdit ettiklerinde bu garip kadın senin yanındaydı.

Bu soğuk günde, bu iş gününde, işçisi, emeklisi çalışanı buraya geldiniz; bu meydanı doldurdunuz, bize güç kuvvet verdiniz, bize destek verdiniz haklarınızı helal ediniz.











Fotoğraf Galerisi



computer Haber Sitelerine Özel, Hızlı Güvenli Server - Bilgi için Tıklayınız

Bu haber 10/01/2018 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors