Necdet İçel
Araştırmacı Yazar




Ulusal Egemenlik

Bugün “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”dır. Ulus “millet”, egemenlikte “hakimiyet” kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır. “Hakimiyet bilâ kaydu şart (kayıtsız ve şartsız) milletindir.”sözünün kısaltılmışıdır.

Hakimiyet, istiklal, hürriyet karakteri olan milletimizindir. Hakimiyet daima, her şartta Türk halkının olmalıdır. Atatürk hayatını bu yolda harcamış, bin bir çile ve sıkıntılarla geçirdiği hayat ağacının en güzel bir meyvesi olarak hakimiyeti millete vermiş ve bunun anası, rahm-ı maderi (Ana rahmi) olarak da TBMM’yi açmıştır. Bu muhteşem meyveyi de geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza hediye etmiştir.

Atatürk, hakimiyeti kayıtsız-şartsız millete verdikten sonra, arkadan gelen varisleri, milleti kâle almamış ve onları güdülecek koyun sürüleri nazarıyla bakarak, ellerinde sopa ile gezmişlerdir. Bu Atatürk’ün ruhunu muazzeb kılan çok felaketli bir muhalefettir. Atatürk hayatta olsa idi, bu ihtilalcilere, darbecilere ceza verir, “Çekilin milletin üstünden, milletin ruhunu ve geleceğini karartan kara bulutlar…!”derdi ve onları affetmezdi.

Atatürk’ten sonra, egemenlik ne kadar millete ait olmuştur? Bunu tarihe ve şu anda milletimize sormak lazımdır. Atanmışların seçilmişlere aba altından sopa göstermesi, sopayı millete göstermeleri değil midir? Bu, hakimiyeti milletin elinden almak manasına gelmez mi?

Atatürk’ten sonraki seçimlerde, “Açık oy, gizli sayım” yapanlar “Hakimiyet bilâ kaydu şart milletindir.”sözünden nasibini almış mıdır? Tayin ettiği valileri aynı zamanda belediye başkanlığı yaptıran zihniyete ne demelidir?

Her şeye rağmen İnönü’nün şu veciz sözünde olduğu gibi, “Bir ülkede namuslularda en az namussuzlar kadar cesaretli olmazsa, nice olur o ülkenin hali…”

Ben de diyorum ki, “Senelerden beri milleti cahil görenlerin, aba altından sopa gösterenlerin, her fırsatta şahsî makam ve menfaatini milletin menfaatine tercih edenlerin cesaretleri kadar, millet tarafından seçilen, milletin kendisi olan seçilmişler de cesur olmazsa vah o milletin ve devletin haline…”

Ümit etmek istiyorum ki; “2010 senesindeki 23 Nisan “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” bir dönüm noktası olur.”

“Kollama” dizisinde de açık ve net dile getirilen, uçları nereye bağlı olduğu belli olmayan darbecilerin, balyozcuların, millete tepeden bakanların bertaraf olup gerçek manasıyla “Ulusal Egemenlik”in gerçek sahibi milletimizin olması arzusuyla…

“Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nızı kutlarım.





(*) ÜCRETSİZ HOSTİNG : 2 GB Hosting Web Alanı + 10 GB Bantwith + 5 Farklı Site Yayınla... Com Net Org - Com.tr Alan Adı Tescili (*) HABER SİTELERİNE VE KURUMSAL ŞİRKETLERE ÖZEL HOSTING - DEDICATED SERVER...

Bu yazı 28/04/2010 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Ulusal Egemenlik
  2. Yaptığın İşi Güzel Yap
  3. Tefekkür ...
  4. Özür Borcumuz Var
  5. Belalardan Bizi Koruyan Büyüklere Saygı
  6. Gençlik nasıl verimli hale getirilebilir?
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors

ÇOK OKUNAN YAZILAR

ÇOK OKUNAN HABERLER